"...Billur su akıtan pınarlara `Kırkpınar' derlerdi. Sıra sıra olmuş kocaman kayaların dibinden kaynıyordu pınarlar. Bembeyaz doru taylar gibiydi sular. Kaplıcaların beş, altı kilometre ötesindeydi hayat suyu akıtan pınarlar. Kaplıcadakiler, buralara seyrana gidiyordu. Bulgur pilavı, haşlanmış et, kuru soğana ve dana gözü üzümüne doyum olmazdı. Asırlardan beri gürül gürül akıyordu kırkpınar. Daha ötelerde bir yatır vardı. Anlatışa göre orda yatan zat, veliler başbuğuymuş. Elinde, avucunda su may ...